Hemen her yıl 24 Kasım günü öğretmenlerimizi övgülerle hatırlamaya çalışırız. Önce öğretmen sözcüğü üzerinde duralım. İyi bir cümle iyi sözcüklerden oluşur. İnsan dilini güzel sözcükleri kullanmaya alıştırırsa hayatta ulaşamayacağı bir hedef kalmaz. Hiç kimse duygu ve düşünlerini karşısındaki insanı incitecek sözcükleri kullanarak cümle kurmaya çalışmaz. Ancak bazen istenmeden kullanılan sözcüklerde olabilir. Yanlış yorum getirdim deriz amma, iş, işten geçmiş olur. Kendimizi sorgularız. Sözcükleri zamanında ve cümledeki yerinde kullanmak çok zor bir eylemdir. Güzel sözcüklerle karşısındaki insanları duygulandıran kişi, dinleyicinin sıkılıp sıkılmadığını izleyenin tavırlarından anlar. Onları daha çok etkilemenin yollarını arar, ancak bazen güzel sözcüklerin beyninde tükendiğini anlar. İşte her şey orada bitmiş demektir. Konuşmayı sürdürmenin artık bir yararı yoktur. Yapılacak iş eyleme son vermek olmalı.
Tüm bu güzel vasıfları kim sevmez ki. Güzellikler aileden okula taşındığı gün biraz odaha değer bulur ve giöderek yükselir. Okul ailenin bir başka bölümüdür diyebiliriz. Okulda eğitici ve öğretici iinsana verilen değer başkaları için değil kendimiz içindir. Gözümüz gibi koruduğumuz çocuğumuz okulda öğretmeni tarafından yaşına ve öğrenim durumuna göre biçimlendirilir.
İlköğretimden alın en yükseğine kadar yüceltmek istediğimiz çocuğumuz öğretmen tarafından eğitim ve bilgi yönünde gereği kadar beslenebilirse başarı arkasından hemen kendisini gösterir. Olumlu gelişmeler hem aileyi hemde okulda ki öğretmeni olduğunca mutlu eder.
Bu saydıklarım öğretmen ve öğrencisi için yeterli olmayabilir. Eğitim ordusunda uzun süre görev alan bu satırların yazarı ilköğretim sonrası beş yıllık bir eğitim ile Köy Enstitüsü diploması almış daha sonda da köylerde 15 yıl, kent merkezinde de 10 yıl öğretmen olarak görev almıştır.
Çok zor koşullarda eğitim ve öğretim görevini üstlenmek bir başka vasıf kazandırıyor insana.Güçlükleri yenerek çocuklara, düşündüğü bilgi ve beceriyi verebilmek ayrı bir duygudur. Öğretmen kendisine verilen görevi ifa ederken yalnız öğrencisinin bilgi dağarcığını genişletmeyi, engelleri aşabilme becerisine ulaştırmayı düşünmelidir.
Öğretmen, günün gelişen teknolojisi karşısında kendini donatabilirse ülkesi için daha yararlı olur, öğrencilerde zaman kaybına uğramaz. Yaşa göre eğitim gerçekleşemez ise yıl kayıpları olursa çocuğun ailesinin mağduruyeti ile öğrencinin mağduriyeti hiçbir zaman unutulmamalıdır.
Yıl kayıpları çocukları üzdüğü kadar öğretmenleri de üzer. Öğretmenler eğitim ve öğrenim dönemlerinde günün ekonomik koşullarını hiç ama hiç düşünmemelidir. Eğer öğretmen bir matematik dersinde cebindeki parayı da düşünüyor, problemi öyle çözmeye çalışıyorsa öğrenci mağdur ediliyor demektir.
24 Kasım Öğretmenler Günün de öğretmenlere sunulan güzel birkaç sözcük bana göre bir değer taşımaz. Öğretmen günü savlarla geçiren kişi durumundan kurtarılmalıdır.Bu o kadar zor bir proje olmamalıdır.
Günün gelişimine ve teknolojinin değişimine öğretmenlerin uyumları sağlanmalıdır. Aksi halde öğretmen öğrencisinin karşısında zor durumlarda kalabilir. Bütün bunları hatırlamanın sıkıntısı içinde olduğumu belirtirsem beni kınamayın.
Öğretmen öğrencisi için çok değişik bir bilgi yükü ile donatılmış insandır.Eğer öyle değilse biraz kendimizi sorgulamalıyız.Bu arada okullarda göstermelik bulundurulan teknolojinin bazı parçaları genele doğru yayılmalıdır.Kırsal ve kentsel yaşam biçimleri dikkate alınarak öğrenci,öğretmen ve okulu gereği gibi donatılmalıdır.
Eskiden okullarda müze odaları bulunurdu.Burada doğal ve siyasal haritalar ile bazı deneyleri derslikte öğrencilerle birlikte uygulanabilecek araçlar bulunurdu.Örneğin küçük bir lokomotif modeli ile buharın gücü öğrencilerle birlikte izlenebiliyordu.
Buraya kadar ele almaya çalıştığım konular,genelde öğretmen ,öğrenci ve eğitim kurumunu ilgilendirdiği kadar birazda siyasi güçleri ilgilendirmektedir.Çocuklar bizim çocuklarımızdır.Zamanında istenilen seviyiye gelemiyorlarsa biraz kendimizi sorgulamalıyız başarısızlığı öğretmenlere aktarmamalıyız.
Okullarda sınıflar belli bir kapasitede öğrenci ile öğrenim görmeli.Derslik sayıları artırılmalı,öğretmenin kontrol edebileceği kapasitede öğrenci derslikte bulundurulmalıdır. Okullarda bazı dersler öğretmensiz geçerken,siyasi güç bu boşlukları doldurmak için biraz daha etkin olmalıdır. Zaman kaybetmeden atama bekleyen genç öğretmenler öğrencileri ile buluşturulmalıdır. Eğitim bütçeleri savunma bütçeleri kadar güçlü olmalıdır diyor, 24 Kasım Öğretmenler Gününü son tünele yaklaşırken birkez daha kutluyorum. Saygılarımla…

Be Sociable, Share!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *