İnsanların yaşantılarında öyle anlar olabilir ki,bitti derken bakarsın ki bir ikincisi onun yerini,yani gidenin yerini alır. İnişli çıkışlı çizgiler bazen insanı ister istemez çok uzaklara doğru yolculuğa çıkarırlar.
Dünya milletlerinin kendine has özel günleri olurda bizim özel günlerimiz olmaz mı? Elbette olur.Biz kimden aşağı bir yaşantımız var. Küresel dünya adet ve gelenekleri.İnsanlar son yıllarda neler öğrenmediler ki. Bir zamanlar bir TV yayınında izlemiştik. Avustralya da bir orman içersinde dünyadan bi haber yaşayan insan topluluğu. Dünyanın bir birinden haberi yok.Teknolojinin gelişmesine rağmen. Ne acı değil mi? Cep telefonu kullanıma başlayalı,ondan yararlanan insan sayısını bilmek biraz zor. Hızlı bir talep oluşuverdi birden. Üreticiler de gelen talepleri hemen değerlendirmeyi çok iyi başardılar. Birkaç gramlık madeni parça insanoğluna ne kadar kazanç sağlayabiliyor düşünebiliyor musunuz?
İhtiyarı, genci, erkeği, kadını velhasıl her yaş grubu eline bir cep telefonu geçirmek istiyor. Ailenin bütçesi nedir, her şahsa bir cep sağlayabilir mi,yoksa şimdilik bir ceple mi idare edilir. Bu olasılıklar yada olumsuzluklar günümüze dek süre gelmiş,bundan sonrada yorumlamalar süreceğe benziyor… Dizilere bile konu olmuşken neden benim cebimde de olmasın bir cep.Oysa insanların giysilerinde cepler günden güne azaltılıyor. Bir yandan ekonomik olumsuzluklar derken öbür taraftan ekonomiyi ağırlaştıracak uygulamalara olanak yaratıyoruz.
İnsanoğlu, yer küre üzerinde varoluşundan bu yana ne evrelerden geçerek bugünlere geldi. Bundan sonra nelere tanık olacak. Şimdiden kestirmek mümkün değil. İnsanoğlu yer küremizin güneşin etrafındaki hızını geçebilmek için deneylerini olanca hızla sürdürmektedir.
1950 yıllarda yazılı ve sesli basında insanoğlunun çok yakında aya seyahat edeceği konusunda ki haberler üzerine, bazı aydınlar, ya da kendini aydın zannedenler öyle bir şey olmaz. İnsanoğlu oradaki ısıya dayanamaz, aletler ısıdan erir diyorlardı. Kendine göre bu grup insanoğlunun aya yolculuk yapıp dünyaya dönüşüne dek iddialarını sürdürdü. Yanıldıklarını anlayınca da yeni yorumlarla birlikte kutsal kitap da anılan yolculuğa ilişkin belirtiler var demeye başladılar. İnsanoğlu her nedense devamlı galip gelmek istiyor, mağlubiyeti hiç kabullenemiyor.
Bilim bir yandan teknolojiyi hızla insanlık hizmetine sürerken insanoğlunun bu teknoloji ile ne ölçüde yaşamı paylaşabileceğini her nedense düşünemiyor. Belki bize öyle geliyor denilebilir.
Son günlerde yazılı ve görsel basın organlarında haberleşmede korkunç şekilde kullanılmaya devam edilen cep telefonlarının küçük yaşta olan çocukların beyinlerinde arızalar oluşturduğu öne sürülüyor. Bu tür yayınlar apaçık yapılırken sağlık kuruluşları sorunun üzerine neden gidemiyor, çok değişik yetkilerle donatılmış sağlık kurumları olayları neden görmezden geliyor. Dünya ülkeleri arasında bizim insanımızın cep telefonuna olan bağımlılığında ki sırası konusunda bir bilgi sahibi değilim ancak bildiğim yada görebildiğim kadarı ile ön sıralarda yer alıyoruz diyebilirim.
Sağlık Bakanlığımız ve ona bağlı kuruluşlarımızın görevi yalnız ve yalnız insanları tedavi etmek olmamalıdır.Koruyucu hekimlik dalı ne için oluşturulmuştur. Biz insanımızı sağlıklı olarak hizmet yapmaya hazırlarken,gelecekte görevlerimizi devredeceğimiz çocuklarımızı tehlikeli elektronik cihazlardan korumanın yollarını sigara gibi neden aramıyoruz.
Sağlığımız için tehlikeli olan hangi tür cihaz olursa olsun bunların yurdumuza sokulması konusunda ki işlemler yalnız ekonomiyi ilgilendirmemeli. Biz yasalarla yönetilmeye biraz daha yakın bir toplumuz. Sağlığımızı, hele de çocuklarımızın sağlığını ekonominin önünde görmeliyiz diye düşünüyorum. Onları yarınlara sağlıklı bir yaşam düzeyinde bırakmalıyız diyor. Okurlarıma saygılar sunuyorum.

Be Sociable, Share!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *