Bu yaz döneminde ülkemizde meydana gelen orman yangınlarında çok geniş alanı küllerle buluşturduk.Halbuki o yanan orman bölgeleri nasıl bir tutum ve davranış,çaba sonrasında oluştu.Ebediyete intikal  eden büyüklerimizi bir an olsun gözümüzün önüne getirelim .Orman  düşünceleri nelerdi,neler anlatırlardı.,biz çocukluğumuzda ormanla ilgili şiirleri neden çok severdik.İlkokul kitabında serçenin kış mevsiminde çam ağacının yaprakları arasında nasıl saklandığını,donmaktan kurtulduğunu belki defalarca okumuşuzdur.

Ağaç ve ormanın insanoğlu için ne kadar gerekli olduğunu bize hep anlatmışlardır.Orman anılarının anlatımını başlatan büyüğümüzü nasıl da içtenlikle dinlerdik.Hele anlatımını da biraz süslemeyi becerirse onu dakikalarca dinlemeyi arzulardık.Bir kış gecesini kızarmış bir sobanın karşısında geçirirken,ormanda olup bitenleri öğrenmek bizi bir bakma mutlu ediyordu.Ormandaki hayvanları avlamak yerine beyinlerimizde onları koroma duygusu gelişiyordu.

Her yıl ağaç dikme mevsimi geldiğinde çabaların arttığını birlikte izliyoruz.Öğrenciler öğretmenleri ile birlikte toprağa fidanları  gömerken ne kadar mutlu olduklarını anılarının belgelenmesi ile görüyor ve onların mutluluklarına ortak olmayı yeğliyoruz.Onların ağaç sevgisi bir başka heyecan yaratıyor insanda.Ancak çocukların,gençlerin tüm çabalarına  karaşın bir türlü ormanlık alanların il çapında bir belirgin düzeye ulaştığını söylemek çok zor.

Teknolojik gelişmeler ormanların korunmasında ne yazık ki pek etkili olamıyor.Eskiden orman muhafaza memurluğu adı altında görevliler vardı.Bunların altlarında birer at günün hemen çoğu zamanını ormanda dolaşmakla geçirirlerdi.Ormanların düşmanı olan insanlar orman muhafaza memurunu görmemek için kıyı köşe saklanırlardı.Ormandan kaçak odun kesmek ve kırsal alana yada kente indirmek öyle kolay değildi.Muhafaza memurlarının günün hangi saatinde nerede olabileceği konusunu kestirmek öyle kolay değildi.Hiç umulmayan bir saate ormana zarar veren kişi ormancı ile karşılaşabilirdi.

Teknolojinin gelişmesi ormanların korunmasını daha güçlendireceği yerde tam tersi gerçekleşmektedir Araçlarla ormanlık alanda pikniğe gidenler yaktıkları ateşi ayrılırken iyiden iyiye söndürmeyi  her nedense pek öne alamıyorlar.Rüzgarın etkisi ile en ufak bir kıvılcım kocaman bir yangına dönüşebiliyor.Haber üzerine yöreye mevcut araçlarla koşuluyor,ancak bazen de yangının bulunduğu yöreye gidilemiyor.Yangının yayılmasını önlemek için uzaktan ağaçlar kesilerek yanma olayının büyümesini sağlayacak ortam ortadan kaldırılıyor.Bu da saatlerce sürüyor.

Ormanlarımız için ayrılan ödenekler  azımsanacak türden değildir.Yıllardır ormanlarımıza orman yolları yapmaktayız,ödenekler çoğunlukla orman yolları için harcanır.Ancak yolların bakımı istenilen düzeyde gerçekleşmediği için  yangın söndürme araçları  zamanında etkili olamamaktadır.Orman muhafaza memurlarını bir merkezde toplayarak onları ormanlardan uzaklaştırma yerine ormanda kalacakları saatin büyümesine çalışılmalıdır diyorum.Motorlu birliklerin belki yangın  yerine daha çabuk ulaşabileceğini düşünerek eski uygulaman vazgeçilmiş görünüyor.

Ormana belli yerlerden geçtikten sonra gidilebileceğini  her yurttaşa zamanla alınacak önlemlerle benimsetmek gerekiyor.

Genç kuşağın ormana uzaklaşmasını değil yaklaşmasını sağlarken değişik etkileyici önlemleri de almalıyız diyorum.Çorum’da ağaçlandırılacak bölgelerin bir haritasını çıkararak, orta öğretim okullarına  paylaştırılmalı,etkin olan sınıflar ya da öğrenciler ödüllendirilmelidir.

Bu yaz mevsiminde kaybettiğimiz ormanlardaki değerleri  göz önüne alırsak.ağaç dikmede ve korumada etkin olan insanımızı ödüllendirmeden korkmamalıyız .

Ormanları ne orman muhafaza memurları ne de teknolojinin getirdiği yenilikler koruyamaz .Ormanlarımızı ancak genç kuşağa vereceğimiz ağaç ve orman sevgisini aşılamakla koruyabilir,yada kollayabiliriz diyor tüm orman sevenleri saygı ile selamlıyorum.

Be Sociable, Share!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *