Alo orası neresi birader ?
-Burası çorum kardeşim
-Ben çorluyu arıyordum,yanlışlık olmuş özür dilerim.
Teknoloji gelişme gösterdikçe bir yandan seviniyoruz.Diğer yandan da üzüldüğümüzü ifade etmeden geçemiyoruz.
Haberleşmede önemli gelişmeler oldu .Geçtiğimiz yıllarda telefon kuyruklarında konuşabilmek için saatlerce beklediğimizi ne çabuk unuttuk.Teknolojinin gelişimi bize geçmişimizi çabuk unutturan bir unsurdur denilebilir.Bana göre ise geçmişi unutmanın geleceğimiz için bir sakınca yarattığını anımsatırsam acaba bir hata etmiş olmaz mıyım.Hataları düzeltmek için çaba harcanıyorsa ,bana göre en güzel eylem başlatılmış demektir.Geleceğe yönelik çalışma ve çabalar bu ülkede yaşayan herkesi olumlu yönde etkilemeli diye düşünüyorum.Bir dostumun çok tekrarladığı gibi geleceğe umutla bakmak insanı rahatlatıyor
Çorum giderek gelişen ve değişen bir kent görünümünde .Oysa Çorum dostlarımızın dediği gibi kaplanlığı sürdürmemektedir.Uzaktan Çorum’a bakış insanı yanıltabilir.Organize sanayi bölgesine dün dolu ,dolu işçi taşıyan minibüslerin sayısı azalmıştır.Her neyse biz fazla derine dalmadan Çorum Kaplanlarının ayakta olduklarını söyleyen dostlarımıza teşekkür ederiz.
Çevremiz ve Sağlığımız konulu yazı başlığımıza dönelim.Toplumlar için çevre çok önemlidir.Ama ne yazık ki bazı yazar çizer dostlarımız nedense çevreyi kirleten domuz çiftliklerinin çok yakında haberini yaptılar.Anadolu da İstanbul’daki gibi olsa idi çevre insanı sorunun çözümü için harekete geçer ilgilileri uyarırdı.Büyük yerleşim birimlerinde yaşayan insanlar ayakta kalabilmek için çevrede olup bitenlere pek eğilemiyor.Bu arada “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyebiliyor. Çevre ile sağlığımız eş değerde görülseydi bugün zabıta gücü ile binalar yıkılmazdı.