ÇORUM’dan / Ömer Faruk Çiftçi Çorum Haber Gazetesi’nde daktilo ile TV köşesi hazırlayan 13 ödüllü gazeteci-yazar kara gözlüklü esrarengiz adam Mahmut Tunaboylu… Seninle tanışmamız 1992 yılına rastlar… Sen o tarihlerde DÜNYA Gazetesi’nin Çorum Bölge Temsilciliği’ni üstlenmiş gazetenin dağıtımını yapacak eleman ararken, ben futbol sevdalısı, liseyi yeni bitirmiş geleceğini futboldan başka bir şeyle şekillendirmeyi düşünmeyen deyim yerinde ise “aklı bir karış havada” bir delikanlı. Gazeteci Bilhan Er’in aracılığı ile yaptığın iş teklifini kabul ettiğimde nereden bilebilirdim ki, hayatımın değişimine ilk adımı attığımı. Yaklaşık 2 yıl birlikte çalıştık. Bu süre içerisinde çok güzel anılarımız oldu, hayata dair çok şeyler öğrendim senden. Hayatın gerçeklerini görmemi sağladın. Boş hayal ve umutlarla bir yere varılamayacağını (o dönemde zaman zaman kızsam da) öğrenmemi sağladın. Elektronik bölümünü bitiren, gazetecilik aklının ucundan dahi geçmeyen bir genci gazeteci yapman da işin cabası tabii ki… Hayata dair o cesur duruşunu örnek aldığımı, almaya devam edeceğimi bilmeni isterim. Usta kaleminle hiçbir zaman çanak yalamadığını, eşe dosta yağ çekmediğini gururla söyleyebilirim. Ekonomik olarak çok zor koşullarda yaşam mücadelesi vermene rağmen bir gün olsun yılıp, düzene ayak uydurmaman da zaten sana yakışırdı aykırı adam. Bugün kendi kendime soruyorum. Aylarca çaba harcayıp yoktan bir şeyleri ortaya koymana insanoğlu ne kadar değer verdi? Devletimiz ne kadar değer verdi? Hâlâ 15-20 yıl önce çıkarılan ve hâlâ o tarihlerin rakamları baz alınarak hesaplanan telif hakları seni ne kadar tatmin etti. 13 ödül aldın ortaya koyduğun eserlerle. Hatırlarsan her ödül aldığında, eserlerin yayınlanmasında önce getirisini sorardım. Sen ise sitemli bir şekilde Telif Hakları Yasası’nın çok eski olduğunu, o günün şartları ile hesaplanan paraların da çerez parasını geçmediğini söylerdin. Tüm bu olumsuzluklara rağmen hiçbir zaman yazmaktan vazgeçmedin. Doğru mu yaptın? Sence doğru ama bacakarası muhabbetlerini aşamayan televole kültürünü benimsemiş bu topluma göre yanlıştı. Maalesef toplum olarak değerlerin kıymetini bilemiyoruz. Senin durumunda yüzlerce değer olduğunu biliyorum. Umarım devletimiz bu konuda gerekli hassasiyeti gösterir. Ve gerçek sanatçılara gereken değeri maddi ve manevi olarak verir. Ağabeyim, ustam, baban Müslüm amcadan aldığım `Mahmut’u kaybettik’ cümlesi ile yıktın beni. Var mıydı böyle aniden çekip gitmek? Bundan sonra hakkında çok kişi çok şeyler söyleyecek, yazacak. Bence artık bunların bir önemi yok. Çünkü sen yoksun artık aramızda. Unutma yanımızda yoksun ama kalbimizde sonsuza dek yaşayacaksın. Mekanın cennet olsun. Güle güle aykırı adam. Güle güle be ustam.

Be Sociable, Share!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *